Okuma, mütalaa ve marifet ruhun en önemli gıdalarındandır. Bunlardan yoksun olmak ise, telafisi imkansız en ciddi mahrumiyettir. * * * Bir insanın okuyup-öğrendikleri ne kadar çok olursa olsun, hiçbir zaman onu okuyup-öğrenmekten alıkoymamalıdır. Gerçek ilim adamları, daha çok, sürekli araştırmalarının yanında bildiklerini yetersiz bulan kimseler arasından çıkmıştır. * * * İnsanoğlu için gerçek hayat, ilim ve irfanla kabil olacağından, öğrenip öğretmeyi ihmal edenler, hayatta dahi olsalar ölü sayılırlar. Zira, insanın yaratılışının gayesi, görüp bilmek ve öğrendiklerini başkalarına bildirmekten ibarettir. * * * Bir insanın insanlığı, öğrenip öğretmek ve başkalarını aydınlatmakla belli olur ve ortaya çıkar. Bilmediği halde öğrenmeyi düşünmeyen; öğrendikleriyle kendini yenileyip başkalarına da örnek olmayan, sureta insan görünse de düşündürücüdür! * * * Öğrenip öğretilecek şeyler, insanın mahiyetini, kainatın sırlarını keşfe yönelik olmalıdır. Benlik sırlarına ışık tutmayan, varlığın karanlık noktalarını ve tıkanıklıklarını açıp aydınlatmayan ilim, ilim değildir. * * * İlim ve marifetle elde edilen mansıp ve paye, başka yollarla elde edilen makamlardan daha yüksek ve daha uzun ömürlüdür. Zira ilim, sahibini, dünyada fenalıklardan uzak ve faziletli; öbür alemde de, onun iman ve irfanıyla gönlünde kurduğu tasavvurları aşkın makamlarla mutlu kılar. * * * Her anne ve baba, çocuklarının kafaları gereksiz şeylerle doldurulmadan önce, onları mutlaka ilim ve irfanla doyurmalıdırlar. Çünkü, hakikat adına boş gönüller ve marifetten mahrum ruhlar, her türlü fena düşüncenin serpilip gelişmesine müsait birer tarla mesabesindedirler. Önceden onlara ne tür tohum saçılırsa daha sonra hasat edilen de o olur. * * * İlim öğrenmekten maksat, bilginin insanoğluna mürşit ve rehber olması ve öğrenilen şeylerle, insani kemalata giden yolların aydınlığa kavuşturulmasıdır. Binaenaleyh, ruha mal edilmemiş ilimler, sahibinin sırtında bir yük; insanı ulvi hedeflere yöneltmeyen marifet de, bir kalb ve düşünce hamallığıdır. "İlim, ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir; Sen kendini bilmezsen, Ya nice okumaktır." (Yunus Emre) * * * Hedef ve maksadı belirlenmiş bir ilim, sahibi için, "ile'l-ebed" devam edecek bir bereket vesilesi ve tükenmez bir hazinedir. Bu hazineye malik olanlar, yaşadıkları sürece hatta daha sonra, bir tatlı su kaynağı gibi daima ziyaret edilir ve hayra vesile olurlar. Gönüllere şüphe ve tereddüt atan ve ruhları karartan hedefi belirlenmemiş boş faraziyeler ise, ümitsiz ve bulanık ruhların, etrafında uçuşup durduğu bir çöplük yığını veya ruh kapanıdırlar. * * * İlim ve fen, çeşit çeşit dalları ve her dalın ihtiva ettiği faideleriyle, hemen herkes için yararlı ise de; insanın ömrü mahdut, imkanları sınırlı olduğundan, bunların hepsini belleyip istifade etmesi mümkün değildir. Bu itibarla, her fert kendisi ve milleti için gerekli olan şeyleri öğrenip değerlendirmeli, gereksiz şeylerle ömrünü beyhude zayi etmemelidir. * * * Her şahsın kadir ve kıymeti tahsil ettiği ilmin muhteva ve zenginliğine göredir. İlmi, sırf bir "dedikodu" unsuru olarak kullananın kıymet ve değeri o kadar; onu, eşya ve hadiseleri tanımada bir "prizma" olarak kullanıp, mekanın en karanlık köşelerine kadar ulaşan ve irfanıyla kanatlanıp "tabiat" ötesi hakikatlarla kucaklaşanınki de o kadar... * * * Okuma, düşünme, çalışma, araştırma; hakikata hakikat olduğu için bağlanma sevdasıyla birleşince, zannediyorum cihanları fethedecek bir güç haline gelir. * * * Hak söylemeye başlayınca, cehalet öfkelenir, taassup tedirgin olur; ilim ise kulak kesilir dinler. * * * Geleceğin bahtiyar nesilleri, zamanı değerlendirmesini bilecek; düşünürken çalışmayı, çalışırken okumayı, okurken de idealleri uğrunda hizmet vermeyi ihmal etmeyecek, daima canlı, daima renkli olmasını bilecektir. * * * Kitap okumak çok önemlidir; hususiyle de insanı Rabb'ine ulaştıracak, onu gaye-i hayal saydığı neticeye bağlayacak, kainatın gerçek manada fethine vesile olacak, kendisi için kapalı meseleleri açacak; dahası kara delikleri cennetin birer koridoru haline çevirecek ve en zulmetli noktalarda dahi sürçmeden yürüyebilmesini temin edecek kitapları okumak çok önemlidir. Bu türden kitapları okumakla metafizik gerilim, birbirini destekleyici mahiyette "salih daire" teşkil ederler. Zira iyi bir kitap, metafizik gerilime; metafizik gerilim de o kabil kitapları okumaya sevk eder * * * Kitap okumak mühimdir; ondan daha mühimi de okuduklarını hayata geçirip tatbik edebilmektir. Ayrıca, bildikleri insanı gurura ve kibre sevketmemelidir. * * * |